Afrika’nın güneybatısında, Atlas Okyanusu kıyıları boyunca 1600 kilometre uzanan Namib Çölü, 160 bin kilometrekarelik bir alanı kaplayarak güney yarım kürenin en büyük çölleri arasında yer almaktadır. NASA’ya göre en az 50 milyon yıl yaşında olan Namib, dünyanın en eski çölü olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dünyanın en yüksek kum tepelerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu özellikleriyle birlikte Namib Çölü, Güney Amerika’daki Atacama Çölü ile birlikte dünyanın en kurak çöllerinden biri olarak bilinir.
Namib, genellikle insansız ve ulaşılmaz bir çöl olarak kabul edilir ve Namib-Naukluft Ulusal Parkı‘nın bir parçasını oluşturur. Tehlikeli kıyıları nedeniyle İskelet Sahili olarak da anılan bu çölde birçok gemi mahsur kalmıştır. Namib Çölü, sıradışı canlılara ve dünyanın en nadir ve ilginç bitki örtülerinden birine ev sahipliği yapmaktadır.
Şimdi, Namibya’nın vahşi topraklarında kısa bir gezinti yapalım ve bu benzersiz yaşam formları hakkındaki gerçekleri birlikte keşfedelim.
Quiver Ağacı
Dilimizde “titrek” anlamına gelen ve San halkının yerel diliyle bilinen Quiver, yumuşak ahşabı sayesinde yüzyıllardır ok ve yay yapımında kullanılmaktadır. Quiver Ağacı Ormanı, Namibya’nın güneyindeki Keetmanshoop ilinden 14 kilometre uzaklıkta, Koës yolu üzerindedir. Bölgede yer alan yaklaşık 250 Quiver ağacı (aloe dichotoma), eşsiz bir doğal güzellik oluşturur ve buna bağlı olarak bölgeye birçok turist çeker.
Quiver Ağacı, aslında bir ağaç değil, adını bir ağaççıktan alır ve Türkçe’de sarısabır bitkisi ile aynı türdedir. Bu ağaçlar, çapları 1 metreye kadar genişleyebilen ve 9 metreye kadar uzayabilen özelliklere sahiptir. Ağacın yüksekleri çatallı bir görünüme sahiptir.
Gövdesinin oyulabilmesi özelliği, içinde et, sebze ve su depolamak için kullanılır. Çöl bölgesinde yetişen bu ağaçlar, yerel halk için son derece değerlidir. Ağacın, ona iyi bakan herkese iyi şans getirdiğine inanılır. Hatta bir rivayete göre, eğer birisi ağacı kazarsa elmas bulacaktır. Neyse ki, bu ağaçlar kutsal kabul edildiği için kimse onları kazmak istememektedir. Orman, 1995 yılında Namibya’nın ulusal anıtı ilan edilmiştir.
Halfmens
Halfmens veya fil hortumu olarak da bilinen Pachypodium namaquanum, Güney Afrika’ya özgü bir başka etli bitkidir. Bitki, 4 metre uzunluğunda ve tepesinde yapraklardan oluşan bir rozet ile taçlandırılmış tek bir gövdeden oluşur. Tüm gövde yoğun bir şekilde keskin dikenlerle kaplıdır.
Bitkiler şişe benzeri bir görünüme sahiptir ve kalın tabanı orantısız bir şekilde tepeye doğru sivrilir.
Welwitschia mirabilis
Welwitschia mirabilis, sadece Namibya ve Angola’nın kurak çöllerinde yetişen benzersiz bir bitkidir. Bu bitki, zemin boyunca sürekli uzayan büyük, kayış benzeri yapraklarıyla dikkat çeker. Ömrü boyunca sadece iki yaprak üreten Welwitschia mirabilis’in yaprakları genellikle rüzgarın etkisiyle parçalara ayrılır.
En büyük Welwitschia bitkilerinin tarihlendirmesi, 1500 yıldan daha eski olduğunu göstermiştir. Ancak bu bitki son derece yavaş büyür ve genellikle 1,5 metre yüksekliğe ulaşır. Yılda ortalama 8 ila 15 santimetre büyüyen yapraklarıyla bin yıl süren bir yaşam sürecinde, bitki 150 metreye kadar yaprak dokusu üretebilir. Ancak yaşayan bitkilerde, uçları ölmeye ve solmaya devam ettiği için 4-6 metreden uzun yapraklar nadiren görülür. En büyük örneklerinden bazıları ise 4 metre genişliğinde olabilir.
Welwitschia mirabilis’in kalın yaprakları, yaklaşık 1,4 cm kalınlığıyla dikkat çeker. Bu kalınlık, bitkinin toprağı serin ve nemli tutmasına yardımcı olur, ki bu da çöl koşullarında hayatta kalması için önemlidir. Bu bölgede yağışlar düzensiz olduğu için, bitki çölde yaşamını sürdürebilmek için geceleri oluşan sisten nem emer. Bu işlev, yapraklar stomalarını geceleri açık tutarak ve sis dağıldığında kapatarak gerçekleştirilir. Sise olan bu bağımlılık nedeniyle, bitki kıyıdan 100 km’den daha uzakta nadiren bulunur.
Baobap ağacı
Adansonia digitata, asla unutamayacağınız bir ağaç türüdür ve bu gezegenin en olağanüstü bitkilerinden biridir. “Hayat Ağacı” unvanını hak etmesinin nedeni, hem hayvanlar hem de insanlar için yiyecek, su, barınak ve ilaç temin etme kapasitesine sahip olmasıdır. Bu bitki bazıları tarafından “grotesk” ve “botanik canavar” olarak adlandırılmıştır. Yılın büyük bir bölümünde yapraksız olan ağaç, kökleri havada duruyormuş gibi bir görüntü sunar ve bu özelliği nedeniyle “baş aşağı ağaç” olarak da bilinir.
Ağacın devasa beyaz çiçekleri sadece bir gün açar ve bu çiçekler meyve yarasaları tarafından tozlaştırılır. “Maymun ekmeği” olarak adlandırılan meyve, grimsi yeşilden sarımsı kahverengiye kadar değişen tüylerle kaplı, yumurta şeklinde büyük bir kapsüldür. Sert, odunsu dış kabuğu ve C vitamini açısından zengin kuru, toz halinde bir madde içerir; bu madde suya batırıldığında limonata benzeri ferahlatıcı bir içecek elde edilir ve bu nedenle “limonata ağacı” olarak da anılır. Aynı içecek aynı zamanda ateş ve diğer yaygın rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılır. Mantar benzeri kabuğu ateşe dayanıklıdır ve kumaş ve ip yapımında kullanılır. Ağacın yaprakları çeşni ve ilaç yapımında kullanılır. Ayrıca, ağaç yüzlerce litre su depolayabilir ve kurak dönemlerde bu su kaynağından faydalanılır.
yaşlı olan ağaçlar genellikle oyuktur ve hayvanlar ile insanlar için yaşam alanı sağlar. Ağaçlar ev, hapishane, bar ve ahır olarak dahi kullanılabilir. Çapı 15 metreye kadar çıkabilen geniş gövdesinde yıllık büyüme halkaları bulunmaz. Ağacın yaşı sadece radyo karbon tarihleme yöntemiyle ölçülebilir ve baobabların 2.000 yıldan daha yaşlı olabileceği belirlenmiştir.
Adansonia ismi, Fransız doğa bilimci Michel Adanson‘un anısına verilmiştir; “el benzeri” anlamına gelen specie digitata ismi ise yaprakların şekline bir göndermedir. Adansonia’nın Madagaskar’da altı, Afrika ve Avustralya’da birer türü bulunmaktadır. En büyük türü digitata ya da Afrika Baobabı olarak bilinir.
Damara süt çalısı
Damara süt çalısı (Euphorbia damarana), ince ve gri etli gövdelere sahip bir bitkidir ve genellikle demet halinde büyür. Boyu 2,5 metreye kadar uzayabilir ve zehirli bir süt üretir. Dallarının uçlarında, meyve verme mevsiminde ortaya çıkan sarı-kahverengi kapsüller bulunur.
Bu bitki, Namibya’da en zehirli bitkilerden biri olarak bilinir. Bitkinin zehirli sütlü lateksi, onunla beslenen gergedan ve antilop dışındaki hayvanlar ve hatta insanlar üzerinde öldürücü etkilere sahip olabilir. Bitkinin o kadar zehirli olduğu söylenir ki, açık bir yarınız varsa ve bu yara bitkiyle temas ederse, zehir sizi öldürebilir.
Referans alınan kaynaklar:






