Yılın ilk yağmuru toprağa düştüğünde havaya yayılan o misk kokulu, taze toprak kokusunu sever misiniz? Yağmur toprağa değdiği an havaya yayılan koku tarif etmesi zor bir hisler yaşatır. Bilinçaltımıza kazınan bu koku öylesine güçlüdür ki sadece burnumuzla değil, kalbimizle de algılarız.
Bilim insanları bu kokunun oluşumunu üç ana nedene bağlar:
- Petrichor etkisi: Bitkiler tarafından üretilen bazı kokulu kimyasal bileşikler ile toprakta yaşayan bakteriler tarafından üretilen diğer bileşiklerin hoş bir karışımı olarak bilinir.
- Geosmin bileşiği: Streptomyces gibi toprak bakterileri tarafından üretilen bu organik bileşik, insan burnunun milyarda bir oranında dahi algılayabildiği güçlü bir aromadır.
- Aerosol tepkimesi: Yağmur damlaları kuru zemine çarptığında mikroskobik patlamalar oluşturur ve bu da toprağın içindeki kokulu parçacıkları havaya taşır.
Araştırmacılar bu harika kokunun arkasındaki kimyayı yeni yeni anlamaya başlarken, Hindistan’ın Uttar Pradesh eyaletindeki küçük bir kasaba, bu kokuyu bir şişeye hapsederek yüzlerce yıldır insanların kıyafetlerine parfüm gibi sürmelerini sağlıyor.
Mitti Attar’ın Doğuşu
Hint kültüründe toprağın ve yağmurun kutsallığı, parfüm üreticilerini toprak kokusunu şişeleme fikrine yönlendirdi. Mitti Attar, geleneksel damıtma teknikleriyle elde edilir.
Üretim aşaması şu şekildedir:
Yerel çiftçiler her sabah gül, yasemin, champaca, lotus, zencefil zambağı, gardenya gibi çiçekleri toplar ve bunları şehirde bulunan parfüm damıtma tesislerine teslim eder.
Çiçekler suyla karıştırılır ve degs adı verilen büyük bakır kazanlarda ısıtılır. Aromatik buhar daha sonra bambu borular aracılığıyla attar veya parfümün temelini oluşturan sandal ağacı yağı içeren bir kaba aktarılır. Parfüm daha sonra, gözenekliliği sayesinde fazla suyun buharlaşarak koku ve yağı içinde hapseden deve derisi şişelere aktarılır.
Kannauj’un en dikkat çekici ürünü mitti attar, yani “toprağın parfümü”dür. Mitti attarın üretim süreci diğer aromatik bileşiklerin üretim sürecine benzer, ancak çiçek yaprakları yerine degler kurutulmuş topraktan yapılmış düz tuğlalarla doldurulur, yakındaki göletten bir miktar su eklenir ve ardından fıçılar kil ile kapatılır. Tüm aromanın kilden buharlaşması altı ila yedi saat sürer.
Bu süreçte hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanılmaz. Bitkisel yağlar, çiçek ekstraktları ve baharatların zarif kombinasyonuyla meydana gelen bu parfüm birçok kültürde ruhsal ve fiziksel iyileşme ile ilişkilendirilir.
Sonuç olarak:
Yağmur sonrası huzurunu bir damlada saklamak, belki de insanlığın doğaya verdiği en zarif cevap olabilir.
Referanslar:
TheAtlantic, https://www.theatlantic.com/international/archive/2015/04/making-perfume-from-the-rain/391011/
NatGeoTraveller, http://www.natgeotraveller.in/fragrant-earth-is-it-possible-to-bottle-the-scent-of-first-rain/
TaipeiTimes, http://www.taipeitimes.com/News/feat/archives/2012/09/20/2003543194
Downtoearth, https://www.downtoearth.org.in/news/economy/the-lingering-scent-of-kannauj-52184
EarthSky, https://earthsky.org/earth/yağmur-kokusu-nedir-petrichor

